KILIBIK ASLAN
Aslanla boğa birlikte meyhaneye gitmişler, içmeye başlamışlar. Boğa tam
çakırkeyif olmuş, eğlenmeye yeni başlamışken, Aslan:
-"Haydi boğa kardeş, benim gitmem lazım" demiş ve kalkmaya yeltenmiş. Bunun üzerine boğa sormus:
-"Niye ki ya, daha yeni yeni keyfimiz yerine geliyordu?"
-"Yok yok evde hanım bekler şimdi, geç kalmayayım..."
-"Vaay bee... Koskoca ormanlar kralı, böyle kılıbık ha? Ha ha ha ha... Hiç beklemezdim senden doğrusu! Ormanlar kralıymış!"
-"Eeee... Bizi evde bekleyen seninki gibi bir inek degil azizim, koskoca bir aslan!"
TAŞ FIRIN ERKEĞİ
Şehrinde çok kılıbık erkek bulunduğuna inanmayan Padişah bu
konuya aydınlık getirmek ister ve şehrin bütün erkeklerini toplatarak:
- Meydana iki çadır kurdurdum, biri siyah biri beyaz;
Karısından korkan, dayak yiyen, laf geçiremeyen beyaz çadıra. Karısından
korkmayan her gün döven, yani taş fırın erkekleri siyah çadıra.
Erkeklerin hepsi light çıkar ve beyaz çadıra girer. Sadece
bir erkek siyah çadıra girer. Padişah sevinir:
- Oh be, bir delikanlı çıktı; Hele getirin şu taş fırın
erkeğini de tebrik edeyim;
Adam gelir, Padişah sorar:
- Helal sana, nasıl oldu da girebildin o çadıra?
- Padişahım karım sıkı sıkı tembih etti. "Sakın kalabalığa girme" dedi.
KILIBIK...
Adam, arkadaşlarıyla felekten bir gece çalmak için anlaşır; karısından izin alır. Saat tam 12.00'de eve dönecektir. (Biraz kılıbıktır da..)
Neyse arkadaşlar buluşurlar ve saatler akıp gider. Adam bir ara saate bakma gafletinde bulunur: O da ne? Saat gece 2 küsür olmuştur. Telaşla evin yolunu tutar. Tam eve girdiğinde guguklu saat 3 kez öter. Bizim kılıbık:
"Hatun kesin uyanmıştır. 9 kez daha ötüp 12'ye tamamlarsam sorun çözülür" diye düşünerek 9 kez daha sesini guguklu saatinkine benzeterek öter.
Bulduğu bu pratik ve esprili çözümden
dolayı kendisiyle gurur duyarak, sessizce pijamalarını giyer ve yatağa
girer.
Ertesi sabah kahvaltıda karısı eve kaçta
geldiğini sorar. Tam 12.00'de geldiğini söyler göz ucuyla karısını süzerek.
Karısının yüz ifadesinde değişiklik olmadığını görünce derin bir nefes alır
ve sırıtarak olayı çözdüğünü düşünür.
Az sonra karısı:
- Şu guguklu saati değiştirsek iyi olacak, der.
Adam:
O da nereden çıktı şimdi? diye sorar.
Karısı:
- Dün gece saat 3.00'te üç kez öttü, sonra "hastir" dedi, daha sonra dört kez daha öttü, boğazını temizledi, üç kez daha öttü, kıkır kıkır güldü, iki kez daha öttü ve son olarak da ossurdu...