|
Merhaba… Dergimizin (1 Ocak 2026 – 30 Haziran 2026
tarihleri arasını kapsayan) üçüncü sayısıyla yine
karşınızdayım.
Öncelikle kısa süreli bir gecikme için sizlerden özür
dilemek istiyorum. Zira dergimizin bu sayısı normal
olarak 1 Ocak 2026 tarihinden önce ya da en geç 1 Ocak
2026 tarihinde sizlerle buluşacaktı. Aslında bunun için
hazırlıkların çoğunu bitirmiş ve 2025 yılının aralık ayı
içerisinde son kontrolleri yapıp dergiyi huzurlarınıza
çıkarmayı planlamıştım. Ancak 9 Aralık 2025 tarihinde
aniden geçirmiş olduğum bir kalp krizi sonucu yoğun
bakıma kaldırılmam, birçok planımı olduğu gibi
dergimizin bu sayısına zamanında şekil vermemi de
engelledi. Damarlarımdan birinin tamamen tıkanması
sonucu iş yerinde geçirmiş olduğum kalp krizi sonrasında
arkadaşlarımın anında ve yerinde müdahalesiyle acil bir
şekilde hastaneye yetiştirilmem, damarımın açılması, bu
damarıma stent takılması, bir süre yoğun bakımda kalmam;
daha sonraki kontrollerde ise iki damarımın daha büyük
oranda tıkalı olduğunun ortaya çıkmasını takiben
damarlarıma iki stent daha takılması ve sonrasında
istirahat etmem sebebiyle dergimizin bu sayısının son
hâliyle ilgilenebilmek için henüz yeni fırsat bulabildim
ve tüm bu nedenlerle de; “gitarisyen’in KORKU
DÜKKÂNI”nın bu 3. sayısı biraz gecikmeyle
karşınıza çıkmış oldu…
Bu arada, soranlar ve merak edenler için hemen
söyleyeyim: Şu anda iyiyim Allah’a hamdolsun. İlaçlarımı
alıyorum, diyetime dikkat ediyorum, istirahat ediyorum
ve en önemlisi artık sigara içmiyorum… 36 yıl boyunca
içtiğim sigarının bu kalp krizinde (stres, düzensiz
beslenme gibi diğer etkenlerin yanında) en büyük payı
teşkil ettiğini biliyorum çünkü. Bu vesileyle, buradan
şu mesajı da vermek isterim ki; sigara içiyorsanız
lütfen artık bırakın! Bu illet beni hayatım boyunca
uçurumun kenarına getirdi, sonunda uçurumdan aşağı
itekledi ve ben tam düşecekken oradaki bir dala
tutunarak düşmemeyi başardım. Ben o dala tutunurken beni
o uçurumun kenarında tutunduğum daldan tutarak yukarıya
çekenler (önce Allah’ın izni ve takdiriyle) sevdiklerim,
ailem, dostlarım, doktorlar ve sağlık çalışanları oldu;
yıllar boyu içtiğim sigara değil!.. Bunu başıma ancak
bir şey geldikten sonra, çok geç anladığımın farkındayım
ve benim yaptığım bu hatayı (eğer sigara içiyorsanız)
sizin de yapmamanız için tekrar sizden rica ediyorum:
Lütfen sigara içmeyin!..
Evet, bu dertleşmeden sonra gelelim dergimizin bu
sayısına ve bu sayının içeriğine… Ama izninizle, önce
bir şeyden bahsetmek istiyorum… Biliyor musunuz, bu
sayıyı hazırlarken ne düşündüm: Bildiğiniz gibi
“gitarisyen’in KORKU DÜKKÂNI” bir korku / gizem
/ gerilim dergisi ve içinde (en azından eski zamanlar
için) “korkunç” olma iddiasında bulunan çizgi öyküler
barındırıyor. Ancak ne yazık ki; bu dergideki “korkunç”
çizgi öyküler ve çalışmalar bırakın korkunç olmayı,
bazen aşırı şekilde naif kalıyor… Zira öyle bir çağa ve
dünyaya denk geldik ki; korku etrafımızı ve hayatımızın
her anını sarmış durumda. Ve gerçek hayattaki korku,
çizgi romanlardaki / dergilerdeki korku öykülerine ya da
korku filmlerine benzemiyor. Korku filmlerinde ya da
romanlarında olayların kurgu olduğunu bilir ve
rahatlarsınız çünkü; ancak gerçek hayatta böyle olmuyor!
Her gün yaşanan kadın / çocuk cinayetleri, artan suç
oranları, suç işleme yaşının giderek daha aşağılara
düşmesi, intihar vakalarının artması ve daha birçok şey
maalesef gerçek! Ve ne yazık ki; bunlara şaşırmak, karşı
çıkmak ya da bunlardan korkmak yerine giderek bu durumu
kanıksar hâle geliyoruz… Hâl böyle olunca da; o eski
naif yıllara ait “korkunç” olma iddiasındaki filmler,
romanlar, öyküler, çizgi romanlar “korkunç” olmaktan
çıkıp dudaklarda acı bir tebessüm bıraktırıyorlar. İşte
bunları düşündüm dergimizin bu sayısını hazırlarken.
Ancak daha önce de (dergimizin ilk sayısıyla size
“merhaba” derken) kısaca belirttiğim gibi;
“gitarisyen’in KORKU DÜKKÂNI” korkutmaktan
ziyade; geçmiş yıllara / dönemlere özlemin sonucu ortaya
çıkan, genel olarak nostaljik olmaya çalışan ve
çoğunlukla naif sayılacak korku / gizem / gerilim çizgi
öyküleriyle yüreğinize dokunmayı amaçlayan bir dergi… Bu
sebeple de; bu dergi nefretin, şiddetin bugünkü kadar
yoğun olmadığı o eski güzel günlere sizi götürüp az da
olsa dertlerinizden uzaklaştırabiliyorsa ne mutlu
bana!..
Şimdi isterseniz biraz da dergimizin bu sayısında neler
var, ona bakalım:
Bu sayıda da, yabancı dilde olan ve henüz Türkçeye
kazandırılmamış çizgi öykülerin Türkçe çeviri ve
balonlamalarını yaparken daha çok “American Comics”
olarak adlandırılan türdeki "Adventures Into Darkness",
"Out of the Night", “The Tormented” ve
“Weird Chills” gibi 1950’li yılların ortalarında
yayımlanmış olan korku dergilerinin internetteki dijital
nüshalarından seçimler yaptım. Umarım severek okursunuz…
Yine dergimizin bu sayısı için özel olarak yazdığım (ve
çocukluğumda gerçekten yaşadığım bazı anılarımdan yola
çıkarak kurgusunu oluşturduğum) “Duvardaki Yüzler”
isimli korku / gizem / gerilim türündeki deneysel kısa
öyküyle, “İçimdeki Şehir” isimli kendi ürünüm
olan bir şiiri de dergiye ekleyerek huzurlarınıza
çıkardım.
Bunların dışında, bulmaca çözmeyi sevenler için
hazırladığım “KORKU BULMACASI”nın yanı sıra, yine “korku
kültürü” anlamında kendinizi sınayıp hoşça vakit
geçirmeniz için hazırladığım “KORKU KÜLTÜRÜ TESTİ” de bu
dergide yerini aldı. Bunların yanı sıra; bu sayıdan
itibaren başladığım bir de “KİTAP YORUMU” sayfası var:
Bu bölümde genellikle korku / gizem / gerilim /
fantastik türlerinde yazılmış ve o sayı için seçmiş
olduğum bir kitabın bende uyandırdığı izlenimleri
aktarıp, o kitabı kısaca yorumlamaya çalışacağım.
Yine bunların yanında önemli bir yenilik daha var bu
sayıda: “SİZDEN GELENLER” bölümü… Bu bölümde; dergimizin
ilk iki sayısı için siz değerli dostların söylemiş /
yazmış olduğu yorumlara / mesajlara yer verdim. Elbette
bu mesajların / yorumların büyük çoğunluğu
www.cizgidiyari.com adresinde yer alan “ÇİZGİ
DİYARI” dostlarına ait. Bu vesileyle, dergimizin ilk iki
sayısı için mesaj yazan, yorum yapan güzel dostlara
buradan da bir kez daha teşekkür ediyorum…
Son olarak, dergimize biraz mizah katabilmek adına bu
sayıda başladığım “BİRAZ DA GÜLELİM” sayfasıyla; yine az
da olsa yüzünüzde bir tebessüm uyandırabilmek amacıyla
senaryo / kurgu / kolaj ve tasarımını benim yaptığım
“ZİYARETÇİLER” adlı mizahi kısa kolaj öyküyü bu sayıda
beğeninize sundum.
Evet, sonuç olarak; dergimizin (1 Ocak 2026 – 30 Haziran
2026 tarihleri arasını kapsayan) üçüncü sayısıyla
karşınızdayım. Her zamanki gibi şunu hemen ifade etmek
isterim ki; yine uzun ve yorucu bir süreç olsa da, ben
bu derginin içeriğini hazırlarken oldukça büyük keyif
aldım. Umarım siz de “gitarisyen’in KORKU DÜKKÂNI”nın
3. sayısını okurken keyif alır ve hoşça vakit
geçirirsiniz.
Sevgi, dostluk, kardeşlik ve çizgi romanlarla dolu bir
dünyada yaşamanız dileğiyle şimdilik hoşça kalın…
Yeni sayılarda görüşmek üzere… |